Examples from the LingQ library
Related Phrases
- film sahnesi
- damga içine işlenmiş dağ keçisinin av sahnesi
- bir karışıklık sahnesi meydana geldi ki
- Çocukların yanında boğulma sahnesi falan
- Muhteşem Yüzyıldaki sahnesi
- hüzünlü bir cenaze sahnesi olduğunu
- El sıkışma sahnesi sırasında Turan Güneş dayanamadı
- Zaten sahnesi de var
- Filmin en meşhur sahnelerinden birisi Gandalf'ın düşüş sahnesi
- Sanki bahçıvanlık yaparken bir sahnesi vardı onu hatırladım

