Examples from the LingQ library
- de kesin. Kısa bir süre için olsa bile o
- daha geçti. Kısacık bir süre için de olsa aşka
- gerektiğini düşünerek kısa bir süre bekledi, sonra dönüp gerisingeri
- de budur. Uzunca bir süre bu kanalların orada yaşayan
- 6 yıldan uzun bir süre görev yaptı. Bu da
- Fakat 5 yıldan uzun süre yoluna devam etmeyi başardı
- etmiş. Kadıncağız epeyce bir süre karşısında konuşanın oğlu olduğunu
- hemen değil ama bir süre sonra, eşi ve eşi
- hiç kimse ama bir süre sonra kendi anne ve
- da gelişir ve bir süre sonra daha ağır ve
Related Phrases
- uzun süre
- uzun bir süre
- olmakla birlikte bir süre için
- kurbanların sunulduğu süre
- Bilgisayarda uzun süre çalışmak,gözlerimi yoruyor
- Bu süre zarfında
- bir yılı aşkın bir süre
- Özellikle iyi bir filmse seyrettiğim ya da başka bir deyişle filmi sevmişsem,sinema salonundan çıktığımda epey bir süre sokağın ritmine ayak uyduramam
- süre susuz
- geçici bir süre
