Examples from the LingQ library
- oturmuş, onu dinlemeye koyulmuşlardı. Köpekler, onları görür görmez saldırıya
- sözünü kapmıştı; domuzlar ve köpekler gibi akıllı olanlarıysa şarkının
- inledi çiftlik. İnekler böğürüyor, köpekler havlıyor, koyunlar meliyor, atlar
- Hemen kendini dışarı attı, köpekler de peşinden. Şaşkınlık ve
- anayola kavuşmaya çabalıyordu. Ama köpekler de ensesindeydi. Birden kayıp
- da hızlı koşmaya başladı. Köpekler de fırtına gibiydiler, avlarına
- duruyor, fazla yaklaşan olursa köpekler hemen hırlıyorlardı. Artık pazar
- de çıkarttı. Buyruklara uyulmasını köpekler sağlayacaktı. Tavuklar, beş gün
- her "Snowball!" diye bağırışında, köpekler dişlerini göstererek adamın kanını
- alındı. Geceleri yatağının çevresinde köpekler nöbet tutuyor, yediği her
- boya kutusu göze çarpıyordu. Köpekler hemen Squealer'ın çevresini
Related Phrases
- köpekler kedilerin
- köpekler oğlunun
- bu köprünün köpekler üzerinde gizemli bir etkisi
- beni sahiplenen köpekler var
- ama on adım sonra köpekler havlamaya başlayınca mevlut şaşırıp
- susan köpekler
- köpekler havladığı karanlıkta yolumu şaşırdığım için böyle oldu
- bütün köpekler bir de göremediği dördüncüsü aynı anda havlamaya
- sokaklarda mezarlıklar köpekler cinler periler görünce de mi mevlut
- hırsızlar çarpmasın köpekler parçalamasın seni

