Examples from the LingQ library
- diye korkuyordum. Evleneceğim kişiyi, annemin babama yaptığı gibi acılar
- geçmemişti. Babamın beni hep annemin bir kopyası olarak gördüğünü
- on sekiz yaşında. Üvey annemin rengi bembeyaz oldu. Benden
- öyle istediği için çünkü annemin bir laboratuvarı vardı, o
- maksat biyokimya uzmanı olup annemin laboratuvarında çalışmaktı. Almanca bildiğim
- başta anlatmaktan çekinsem de annemin ısrarı sonucu "Odamda sana
- bir spor dalıdır." dedi. Annemin bu sözleri beni çok
- gördüm. O sırada aklıma annemin söyledikleri geldi. Belki de
- sinir hastalığı tanisi konulmuştu. Annemin durumu o kadar ağırlaşmıştı
- farkındaydı. Yalnız, hiçbirimiz, henuz annemin beynindeki tümörün büyüklüğünden haberdar
- odamdan çıktım. Ve megerse annemin bardagindaki su bitmiş, evdekileri
