Examples from the LingQ library
- gün sayıyor. Onlar anlatırken benim de televizyona takıldı gözüm. Çünkü
- soruyu sormak her zaman benim de işimin bir parçası oldu
- dedim ki, ''Ya acaba benim de bu şekilde mi yapmam
- At bakıyoruz. Dedi ki: Benim de lakabım "Yumurta Mehmet" (Gülüşmeler
- gelebileceği inancı. Fark ettiyseniz benim de bu konudan bahsettiğimi görüp
- hayal edelim. Sizin de, benim de bir kafemiz var Diyelim
- daimi müşteri kitleniz var, benim de 5000 kişilik müşteri kitlem
- sonuç olarak sizin de benim de müşteri sayımız artmış oluyor
- şekilde düşünmeye devam etmeleri. Benim de benzer bir hikayem var
