Examples from the LingQ library
- 1\. Bölüm - VIII (b) Yaşlı adam, omuzlarını kaldırarak, "Adam gibi
- girer girmez saptamıştı bunu. Yaşlı adam, bardağının başına çökerken, "Bir
- iki bira daha getirdi. Yaşlı adam, bir litre fazla geliyor
- diyorlar, efendim," diye yanıtladı yaşlı adam. "Hint Okyanusu'ndan geliyor
- Winston. "Evet, harikulade," dedi yaşlı adam övgüyle. "Bugünlerde bunu anlayacak
- vardı; şiltesi hâlâ üstündeydi. Yaşlı adam, handiyse özür dilercesine, "Karım
- kasabasında yaşlı bir adam. Yaşlı adam herkesin her işine koşuyor
- zaman ilk gelen bu yaşlı adam. Yalnız şunu bekliyoruz değil
- bir adam yaşıyor. Bu yaşlı adam çok iyiliksever bir adam
- gülüp eğlenmişler. Bir sabah yaşlı adam ondan kendisini dağın tepesine
- uyanmış. Bulutlar dağıldığında arkadaşı yaşlı adam da kaybolmuş. Eşek nihayet

