Examples from the LingQ library
- kazandı. Bu kahveleri hazırlarken bir yandan da onun bu hikayesini anlatan
- yıllar hazırlık yaptığı ama bir yandan da gerçekten çalıştığı o mesleğe
- medyayı takip ederken ve bir yandan da telefonla eşinizle dostunuzla konuşurken
- gücünden bahsediyor bahsetmesine ama bir yandan da hayatın zorlukları, yaşam koşulları
- kahve yok bu arada- bir yandan da “Gulliver'in Seyahatleri” gibi
- E bari açayım da bir yandan da onu izleyim. Oo! Bu
- biz mahvolduk bittik Sonra bir yandan da kendimi gözlemliyorum ne yaşıyorum
- o dini inançlara göre. Bir yandan da dini inançların, ibadetlerin şöyle
- bu geçer gider. Şimdi bir yandan da şöyle bir durum var

