Examples from the LingQ library
- taşan su damlacıkları neden üzgün olduğumuzda da ortaya çıkarlar
- diğerleri işe alınmadıkları için üzgün geri dönüyordu. İtişe kakışa
- kısa haberi ve arkasındaki üzgün yüzü inceledik. Fakat meselenin
- şeyim olmuyordu. Birgün yine üzgün bir şekilde okula gittim
- ben bu düşünceler içerisinde üzgün bir hâlde eve doğru
- sevmediğini ve bu yüzden üzgün bir hâlde olduğumu anlattım
- Büyük Birader adına yalvarıyorlar; üzgün bir sesle, Parti'ye
- ciddi, hatta biraz da üzgün, ona bakmaktaydı. Aşağıdan bakıldığında
- ve bunu düşünmelisin. Eğer üzgün olduğunu söylemeye karar verirsen
- Çekingen şekilde 'Anne' dedi. 'Üzgün olduğunu söylersen, aşağı gelebilirsin
- söyleme.' Marilla, Anne'in üzgün olduğunu duymaktan dolayı mutluydu
