×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Ayşe ve Ali, Hava çok soğuk

Hava çok soğuk

Ali- Hava çok soğuk değil mi?

Ayşe- Evet, çok soğuk.

Baharı, üşümemeyi özledim. Ali- Ben de.

En çok bahar aylarını severim zaten. Ayşe- Ne tesadüf, ben de.

Güneş,doğanın yeniden canlanması... Ali- Konuşmaya içeride devam edelim mi?

Üşümeyiz. Ayşe- Olur.

Hadi içeri girelim. Ali- Kantine gidip, bir şeyler içelim.

Dur! Sana kapıyı açayım. Ayşe- Teşekkür ederim.

Çok naziksin.


Hava çok soğuk Das Wetter ist sehr kalt The weather is very cold O tempo está muito frio

Ali- Hava çok soğuk değil mi? Ali- Ist es nicht zu kalt? Ali- Isn't it too cold? Ali- N'est-il pas trop froid? Ali- Não está muito frio?

Ayşe- Evet, çok soğuk. Ayşe- Ja, es ist sehr kalt. - Yes, very cold.

Baharı, üşümemeyi özledim. Ich vermisse den Frühling, nicht kalt zu sein. I mis not being cold in the Spring Le printemps me manque, n'ayant pas froid. Я скучаю по весне и не по холоду. Ali- Ben de. Ali - Ich auch. Ali-I too.

En çok bahar aylarını severim zaten. Die Frühlingsmonate gefallen mir am besten. I like the spring months the most J'aime le plus les mois de printemps de toute façon. Ayşe- Ne tesadüf, ben de. Ayşe- Was für ein Zufall, ich auch. Neither coincidence, nor me.

Güneş,doğanın yeniden canlanması... Die Sonne, die Wiederbelebung der Natur... The sun, the revival of nature ... Le soleil, le renouveau de la nature... Ali- Konuşmaya içeride devam edelim mi? Ali- Sollen wir das Gespräch drinnen fortsetzen? Ali- Let's continue the conversation inside? Ali- On continue la conversation à l'intérieur ?

Üşümeyiz. Wir dürfen nicht frieren. We do not get cold. Nous ne pouvons pas avoir froid. Não podemos ser frios. Ayşe- Olur. Ayşe – Ja. Ayşe- Olur. Ayşe- Sim.

Hadi içeri girelim. Lass uns rein gehen. Let's go inside. Allons à l'intérieur. Ali- Kantine gidip, bir şeyler içelim. Ali: Lass uns in die Kantine gehen und etwas trinken. Let's go to the canteen and have a drink. Ali- Allons à la cantine et prenons un verre.

Dur! Halt! Stop! Sana kapıyı açayım. Lassen Sie mich die Tür für Sie öffnen. I'il open the door for you. Ayşe- Teşekkür ederim. Ayse- Thank you.

Çok naziksin. Du bist sehr nett. You are very kind.