×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Temel Dil Bilgisi, The Turkish Suffixes / Part 2

The Turkish Suffixes / Part 2

Arabayı gördü. Evi satın aldık. Kediyi ağaçtan indirdiler. Bisikleti istiyorum. Kahveyi yere döktüm. Elbiseyi beğendi. Televizyonu kapattım. Oyuncağı attı. Tabloyu çok beğendiler. Kitabı okumalısın. Kapıyı aç. Gülü koklasana.Çok güzel kokuyor. Yastığı yumrukladı. Pastayı dilimledim. Kulubeyi işaret etti. Çorabı bana ver. Tabağı masaya koy. Köpeği veterinere götürdüler. Kuşu seyretti. Soruyu kime sorayım? Örgüyü elinden bıraktı. Çantayı aldın mı?


The Turkish Suffixes / Part 2

Arabayı gördü. He saw the car. Evi satın aldık. We bought the house. Kediyi ağaçtan indirdiler. Sie nahmen die Katze vom Baum herunter. They took the cat out of the tree. Bisikleti istiyorum. I want the bike. Kahveyi yere döktüm. Ich habe den Kaffee auf den Boden verschüttet. I spilled coffee. Elbiseyi beğendi. Das Kleid gefiel ihr. She likes the dress. Televizyonu kapattım. I turned the TV off. Oyuncağı attı. Er warf das Spielzeug. He threw the toy. Tabloyu çok beğendiler. Der Tisch hat ihnen sehr gut gefallen. They liked the painting. Kitabı okumalısın. Du solltest das Buch lesen. You should read the book. Kapıyı aç. Open the door. Gülü koklasana.Çok güzel kokuyor. Riechen Sie an der Rose, sie riecht so gut. Smells very nice. Yastığı yumrukladı. Er schlug auf das Kissen. He punched the pillow. Pastayı dilimledim. Ich habe den Kuchen angeschnitten. I sliced ​​the cake. Kulubeyi işaret etti. Er zeigte auf die Hütte. He pointed to the club. Çorabı bana ver. Give me the sock. Tabağı masaya koy. Put the plate on the table. Köpeği veterinere götürdüler. Sie brachten den Hund zum Tierarzt. They took the dog to the vet. Kuşu seyretti. Er beobachtete den Vogel. He watched the bird. Soruyu kime sorayım? Wem soll ich die Frage stellen? Who should I ask the question? Örgüyü elinden bıraktı. Er ließ das Stricken los. He left the knitting. Çantayı aldın mı? Hast du die Tasche bekommen? Did you get the bag?