×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Temel Dil Bilgisi, The Turkish Suffixes / Part 1(Slow form)

The Turkish Suffixes / Part 1(Slow form)

Biz bugün yola çıkacağız. Ben ata su verdim. Masaya kitapları koydum. Arabaya henüz binmiştik ki... Eve yeni geldim. Gezmeye gideceğiz. Annem kediye süt veriyor. Kardeşim bu sene liseye başlayacak. O biraz geç kalabilir. Oraya gitmemiz biraz vakit alabilir. O istemezse almayabilir. İsterse o da gidebilir. İstemezse gitmeyebilir . Otobüs her an gelebilir. Siparişler bugün gelmeyebilir. Onun gideceği gün belli oldu mu? Gidecekleri günü size söylediler mi? Hangi gün gidecekleri henüz belli değil. Babamın epey alacağı var. Alacaklarını deftere yazdı. Seni bekleyecek kimse var mı? Bekleyeceği odayı gösterdiler. Bekleyecekleri oda çok kalabalıktı. Mektubu vereceği kimse yoktu.


The Turkish Suffixes / Part 1(Slow form) Турецкие суффиксы / Часть 1 (Медленная форма)

Biz bugün yola çıkacağız. Wir werden heute abreisen. We're going to leave today. Мы отправимся сегодня. Ben ata su verdim. Ich habe dem Pferd Wasser gegeben. I gave you water. Я дал воды лошади. Masaya kitapları koydum. Ich habe die Bücher auf den Tisch gelegt. I put books on the table. Arabaya henüz binmiştik ki... Wir waren gerade ins Auto gestiegen... We just got into the car ... Мы только что сели в машину... Eve yeni geldim. Ich bin gerade heimgekommen. I just got home. Я только что пришел домой. Gezmeye gideceğiz. Wir werden spazieren gehen. We're going for a ride. Мы пойдем на прогулку. Annem kediye süt veriyor. Meine Mutter gibt der Katze Milch. My mother gives milk to the cat. Моя мама дает молоко кошке. Kardeşim bu sene liseye başlayacak. Mein Bruder kommt dieses Jahr ins Gymnasium. My brother's starting high school this year. Мой брат пойдет в школу в этом году. O biraz geç kalabilir. Er ist vielleicht etwas spät dran. He might be a little late. Он может немного опоздать. Oraya gitmemiz biraz vakit alabilir. Es kann einige Zeit dauern, bis wir dort ankommen. It might take us a while to get there. Может пройти некоторое время, прежде чем мы туда доберемся. O istemezse almayabilir. Wenn er es nicht will, kann er es nicht nehmen. If he doesn't want it, he won't. Если он этого не хочет, он не может этого взять. İsterse o da gidebilir. Wenn er will, kann er auch gehen. He can leave if he wants. Если он хочет, он тоже может уйти. İstemezse gitmeyebilir . Wenn er nicht will, darf er nicht gehen. He won't go if he doesn't. Если он не хочет, то может и не пойти. Otobüs her an gelebilir. Der Bus kann jederzeit kommen. The bus can arrive at any moment. Siparişler bugün gelmeyebilir. Bestellungen kommen heute möglicherweise nicht an. Orders may not come today. Заказы могут не прийти сегодня. Onun gideceği gün belli oldu mu? Ist der Tag seiner Abreise bestimmt? Did she go by the day she left? Установлен ли день его отъезда? Gidecekleri günü size söylediler mi? Haben sie dir den Tag ihrer Abreise gesagt? Did they tell you the day they were going? Они сказали вам день отъезда? Hangi gün gidecekleri henüz belli değil. An welchem Tag sie gehen, ist noch nicht bekannt. It is not clear what day they will go. Пока неизвестно, в какой день они поедут. Babamın epey alacağı var. Mein Vater hat viel Geld. My dad has a lot to buy. У моего отца много денег. Alacaklarını deftere yazdı. Er schrieb in das Notizbuch, was er bekommen würde. He wrote the credit. Он записал в блокнот то, что собирался получить. Seni bekleyecek kimse var mı? Gibt es jemanden, der auf Sie wartet? Anybody wait for you? Есть кто ждать тебя? Bekleyeceği odayı gösterdiler. Sie zeigten mir den Raum zum Warten. They showed the room to wait. Они показали мне комнату для ожидания. Bekleyecekleri oda çok kalabalıktı. Der Raum, auf den sie warteten, war sehr voll. The room was very crowded. Mektubu vereceği kimse yoktu. There was no one to give the letter. Письмо передать было некому.