×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Temel Dil Bilgisi, Şart / Koşul Cümleleri 2

Şart / Koşul Cümleleri 2

Yalnız kalırsam, seni ararım.

Ödevini yaparsan, oyun oynayabilirsin.

Buraya bakarsan, görürsün.

Kapıyı açarsan, içeri girersin.

Aynaya bakarsan, yüzünün halini görebilirsin!

Erken kalkarsan, işlerini erken bitirirsin.

Çok fazla kızarsan, o sana küsebilir.

Çok çalışırsan, kazanırsın.

Bize uğrarsan, evin halini görürsün!

Geç yatarsan, erken kalkamazsın.

Geç uyursan, geç kalkarsın.

Paran yoksa, benden isteyebilirsin.

Karnın açsa, hemen bir şeyler yemelisin.

Eve geç dönmezsen, biraz sohbet ederiz.

Yorgunsan, bize katılmayabilirsin.

Böyle çalışmaya devam edersen, mutlaka başarılı olursun.

Geç gelirsen, sakın zile basma!

Buraya yakınsan, bana da uğra.

Arabanız ya da eviniz varsa, vergisini ödemelisiniz.


Şart / Koşul Cümleleri 2 Bedingungssätze 2

Yalnız kalırsam, seni ararım. Wenn ich alleine bin, rufe ich dich an. If I'm alone, I'il call you.

Ödevini yaparsan, oyun oynayabilirsin. Sie machen Ihre Hausaufgaben, Sie können Spiele spielen. If you do your homework, you can play games.

Buraya bakarsan, görürsün. Wenn Sie hierher schauen, werden Sie sehen. If you look here, you'il see.

Kapıyı açarsan, içeri girersin. Wenn Sie die Tür öffnen, gehen Sie hinein. You open the door, you go inside.

Aynaya bakarsan, yüzünün halini görebilirsin! Wenn Sie in den Spiegel schauen, können Sie den Zustand Ihres Gesichts sehen! If you look in the mirror, you can see your face!

Erken kalkarsan, işlerini erken bitirirsin. Wenn Sie früh aufstehen, werden Sie Ihre Arbeit früher beenden. If you get up early, you'il finish your work early.

Çok fazla kızarsan, o sana küsebilir. Wenn du zu sehr wütend wirst, könnte sie von dir beleidigt sein. If you get angry too much, he might fall for you.

Çok çalışırsan, kazanırsın. Wenn Sie hart arbeiten, werden Sie gewinnen. You work hard, you win.

Bize uğrarsan, evin halini görürsün! Wenn Sie bei uns vorbeischauen, sehen Sie den Zustand des Hauses! If you come by, you'il see the house!

Geç yatarsan, erken kalkamazsın. Wer spät ins Bett geht, kann nicht früh aufstehen. If you sleep late, you can't get up early.

Geç uyursan, geç kalkarsın. Wer lange schläft, wacht spät auf. You sleep late, you get up late.

Paran yoksa, benden isteyebilirsin. Wenn du kein Geld hast, kannst du mich fragen. If you don't have money, you can ask me.

Karnın açsa, hemen bir şeyler yemelisin. Wenn Sie Hunger haben, sollten Sie sofort etwas essen. If your stomach is hungry, you should eat something immediately.

Eve geç dönmezsen, biraz sohbet ederiz. Wenn Sie nicht spät nach Hause kommen, unterhalten wir uns ein bisschen. If you don't come home late, we'il have a little chat.

Yorgunsan, bize katılmayabilirsin. Wenn Sie müde sind, können Sie nicht mitmachen. If you're tired, you can't join us.

Böyle çalışmaya devam edersen, mutlaka başarılı olursun. Wenn Sie so weiterarbeiten, werden Sie auf jeden Fall erfolgreich sein. If you keep working like this, you'il be successful.

Geç gelirsen, sakın zile basma! Wenn Sie zu spät kommen, klingeln Sie nicht! If you come late, don't touch the bell!

Buraya yakınsan, bana da uğra. Wenn du hier in der Nähe bist, schau bei mir vorbei. If you're close here, come to me.

Arabanız ya da eviniz varsa, vergisini ödemelisiniz. Wenn Sie ein Auto oder ein Haus haben, müssen Sie Steuern zahlen. If you have a car or a house, you must pay the tax.