image

Günlük Yaşam, Yemek Alışkanlıklarımız

Yemek Alışkanlıklarımız

Bir günde üç ana öğün vardır.

Sabahları kahvaltı ederiz, öğlen olduğunda öğlen yemeği, akşam olduğunda da akşam yemeği yeriz. Bu üç öğünün haricinde aralarda bir şeyler yiyebiliriz, ancak yediğimiz şeylere dikkat etmeliyiz. Abur cubur yemek sağlığa zararlıdır. Yemeklerimiz, genelde bir çorba, bir ana yemek, zeytinyağlılar, salata ve tatlıdan oluşur. Yemek sonrası Türk kahvesi içmek bir alışkanlık olmuştur. "Sabah yemeği" diye bir kavram yoktur.

Bunun yerine - kahvaltı etmek- kalıbını kullanırız. Sabah kahvaltısı bizim için çok önemlidir. Türk mutfağında, inanamayacağınız kadar çok kahvaltılık çeşidi vardır. Akşam yemekleri tüm ailenin birlikte sofraya oturduğu bir öğündür. Anne babalar işten, çocuklar okuldan dönmüştür ve ailece yemek yenir. Türk mutfağı oldukça zengindir, her yörenin kendine has yemekleri vardır.

Osmanlı İmparatorluğu zamanından gelen bir çok tarif halen kullanılmaktadır. Yöresel yemekler çok farklıdır ve hepsi ayrı ayrı tadılmaya değerdir. Hemen aklıma gelen mutfağıyla ve yöresel lezzetleriyle ünlü bazı illerimizi sayacak olursam: Gaziantep, Hatay, Kayseri, Konya, Van ve elbette İstanbul. İstanbul mutfağı aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu zamanından gelen bazı reçeteleri de içerdiğinden oldukça zengindir.



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Language learning online @ LingQ

Yemek Alışkanlıklarımız

Bir günde üç ana öğün vardır. An einem Tag gibt es drei Hauptmahlzeiten. There are three main meals a day.

Sabahları kahvaltı ederiz, öğlen olduğunda öğlen yemeği, akşam olduğunda da akşam yemeği yeriz. We have breakfast in the morning, lunch at noon, and dinner in the evening. Bu üç öğünün haricinde aralarda bir şeyler yiyebiliriz, ancak yediğimiz şeylere dikkat etmeliyiz. Abgesehen von diesen drei Mahlzeiten können wir zwischendurch etwas essen, aber wir sollten darauf achten, was wir essen. We can eat between these three meals, but we have to pay attention to what we eat. Abur cubur yemek sağlığa zararlıdır. Der Verzehr von Junk Food ist gesundheitsschädlich. Junk food is harmful to health. Yemeklerimiz, genelde bir çorba, bir ana yemek, zeytinyağlılar, salata ve tatlıdan oluşur. Our meals usually consist of a soup, a main course, olive oil, salad and dessert. Yemek sonrası Türk kahvesi içmek bir alışkanlık olmuştur. Turkish coffee after dinner was a habit. "Sabah yemeği" diye bir kavram yoktur. Es gibt kein "Morgenessen". There is no concept of "morning meal".

Bunun yerine - kahvaltı etmek- kalıbını kullanırız. Stattdessen verwenden wir den Ausdruck - um zu frühstücken. Instead - we use the breakfast-mold. Sabah kahvaltısı bizim için çok önemlidir. Morning breakfast is very important to us. Türk mutfağında,  inanamayacağınız kadar çok kahvaltılık çeşidi vardır. Es gibt so viele Arten von Frühstück in der türkischen Küche, dass Sie es nicht glauben würden. In Turkish cuisine, there are so many breakfast types you can't believe. Akşam yemekleri tüm ailenin birlikte sofraya oturduğu bir öğündür. Abendessen ist eine Mahlzeit, bei der die ganze Familie gemeinsam am Tisch sitzt. Dinner is a meal where the whole family sits together at the table. Anne babalar işten, çocuklar okuldan dönmüştür ve ailece yemek yenir. Die Eltern sind von der Arbeit zurück, die Kinder sind von der Schule zurück und die Familie isst zu Abend. Parents returned from school, children returned from school and had a family meal. Türk mutfağı oldukça zengindir, her yörenin kendine has yemekleri vardır. Die türkische Küche ist sehr reichhaltig, jede Region hat ihre eigenen Gerichte. Turkish cuisine is very rich, each region has its own unique dishes.

Osmanlı İmparatorluğu zamanından gelen bir çok tarif halen kullanılmaktadır. Viele Rezepte aus der Zeit des Osmanischen Reiches sind noch heute in Gebrauch. Many descriptions from the time of the Ottoman Empire are still used. Yöresel yemekler çok farklıdır ve hepsi ayrı ayrı tadılmaya değerdir. Lokale Gerichte sind sehr unterschiedlich und alle sind es wert, separat probiert zu werden. Local dishes are very different and all are worth tasting separately. Hemen aklıma gelen mutfağıyla ve yöresel lezzetleriyle ünlü bazı illerimizi sayacak olursam:  Gaziantep, Hatay, Kayseri, Konya, Van ve elbette İstanbul. Wenn ich einige unserer Städte aufzählen würde, die mir wegen ihrer Küche und lokalen Köstlichkeiten in den Sinn kommen: Gaziantep, Hatay, Kayseri, Konya, Van und natürlich Istanbul. Immediately I would like to mention some of the cities famous for their cuisine and local flavors: Gaziantep, Hatay, Kayseri, Konya, Van and of course Istanbul. İstanbul mutfağı aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu zamanından gelen bazı reçeteleri de içerdiğinden oldukça zengindir. Die Istanbuler Küche ist auch sehr reichhaltig, da sie einige Rezepte aus der Zeit des Osmanischen Reiches enthält. Istanbul cuisine is also quite rich, as it contains some recipes from the Ottoman Empire period.

×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.