image

Günlük Yaşam, Trafik

Trafik

İstanbul trafiğinde, araba kullanmak oldukça zordur. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafik yoğunluğu yaşanır. Bir başka deyişle, İstanbulluların işe gidiş ve geliş saatlerinde bazı yollarda trafik iyice sıkışır. Çalışmayan insanlar, arabalarıyla yola çıkarken bu saatlere dikkat ederler. Çevre yollarının köprülerle birleştiği bağlantı yolları en çok sıkışan yerlerdendir. Çoğu büyük dünya şehrinde olduğu gibi, İstanbul da trafik derdinden muzdariptir.

İstanbul iki kıtayı birbirine bağlayan bir şehirdir. Avrupa Yakası ve Asya Yakası, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri ile birbirine bağlanır. Boğaziçi Köprüsü'ne sadece küçük araçlar ve şehir içi toplu taşıma araçları(metrobüs,otobüs gibi...) girebilir. Diğerleri yani şehirler arası otobüsler, ticari araçlar, kamyonlar, tırlar v.b. ikinci köprüyü kullanmak zorundadır. Bugünlerde, İstanbul'a üçüncü bir köprü yapılması için hazırlıklar yapılmaktadır.



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Language learning online @ LingQ

Trafik

İstanbul trafiğinde, araba kullanmak oldukça zordur. Im Istanbuler Verkehr ist das Fahren sehr schwierig. In Istanbul traffic, driving is very difficult. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde trafik yoğunluğu yaşanır. Besonders in den Morgen- und Abendstunden wird viel Verkehr erlebt. Especially in the morning and evening hours there is traffic intensity. Bir başka deyişle, İstanbulluların işe gidiş ve geliş saatlerinde bazı yollarda trafik iyice sıkışır. Mit anderen Worten, auf einigen Straßen bleibt der Verkehr während der An- und Abreisestunden der Istanbuler stecken. In other words, the traffic of some people in Istanbul on the way to the work of some people in the time of going. Çalışmayan insanlar, arabalarıyla yola çıkarken bu saatlere dikkat ederler. Menschen, die nicht arbeiten, achten beim Fahren auf diese Stunden. People who don't work pay attention to these hours when they drive with their cars. Çevre yollarının köprülerle birleştiği bağlantı yolları en çok sıkışan yerlerdendir. Die Verbindungsstraßen, auf denen die Ringstraßen mit den Brücken verbunden sind, gehören zu den am meisten festgefahrenen Stellen. Connection roads where junction roads connect with bridges are among the most squeezed places. Çoğu büyük dünya şehrinde olduğu gibi, İstanbul da trafik derdinden muzdariptir. Istanbul leidet wie die meisten großen Weltstädte unter Verkehrsproblemen. As in most major world cities, Istanbul also suffers from traffic problems.

İstanbul iki kıtayı birbirine bağlayan bir şehirdir. Istanbul ist eine Stadt, die zwei Kontinente verbindet. Istanbul is a city that connects two continents. Avrupa Yakası ve Asya Yakası, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri ile birbirine bağlanır. Die europäische Seite und die asiatische Seite sind durch die Bosporus- und die Fatih-Sultan-Mehmet-Brücke verbunden. The European side and the Asian side are connected by the Bosphorus and Fatih Sultan Mehmet Bridges. Boğaziçi Köprüsü'ne sadece küçük araçlar ve şehir içi toplu taşıma araçları(metrobüs,otobüs gibi...) girebilir. Nur kleine Fahrzeuge und städtische öffentliche Verkehrsmittel (wie Metrobus, Bus...) dürfen die Bosporus-Brücke befahren. Only small vehicles and public transport (such as metrobus, bus ...) can be entered to the Bosphorus Bridge. Diğerleri yani şehirler arası otobüsler, ticari araçlar, kamyonlar, tırlar v.b. ikinci köprüyü kullanmak zorundadır. Others ie intercity bus, commercial vehicles, trucks, trucks, etc. Bugünlerde, İstanbul'a üçüncü bir köprü yapılması için hazırlıklar yapılmaktadır. Derzeit wird der Bau einer dritten Brücke nach Istanbul vorbereitet. use the second bridge.

×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.