×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Günlük Yaşam, Doktorlar bilirler...

Doktorlar bilirler...

Doktorlar vücudun nasıl çalıştığını bilirler.

O dışarı çıkmadan elbisesini giyiyor.

İşimden ayrılmaya karar verdim.

Onlar çok sayıda odası olan,büyük bir evde yaşıyorlar.

Onun yeni evinin beş odası var.

Babam yeni bir araba satın aldı.

Istanbul Türkiye'de büyük bir şehirdir.

Bizim kahvaltı saatimiz dokuzdur.

Size yardım etmek isterim;ama şu anda zamanım yok.

Okula gitmek istemiyorum.

İşimde bazı yeni arkadaşlar edindim.

Kendine iyi bak.

Seni son gördüğümden beri bayağı uzun zaman oldu.

Bundan daha fazla çalışmaya ihtiyacımız var.

Bildiğim kadarıyla,sadece bir giriş var.

Paket yanlış adrese gönderildi.

Sizinle yeniden karşılaşmak büyük bir keyifti.


Doktorlar bilirler... Ärzte wissen ... Doctors know...

Doktorlar vücudun nasıl çalıştığını bilirler. Ärzte wissen, wie der Körper funktioniert. Doctors know how the body works.

O dışarı çıkmadan elbisesini giyiyor. Sie trägt ihr Kleid, bevor sie ausgeht. She wears her dress before she goes out.

İşimden ayrılmaya karar verdim. Ich beschloss, meinen Job zu kündigen. I've decided to quit my job.

Onlar çok sayıda odası olan,büyük bir evde yaşıyorlar. إنهم يعيشون في منزل كبير به العديد من الغرف. Sie wohnen in einem großen Haus mit vielen Zimmern. They live in a large house, which has many rooms.

Onun yeni evinin beş odası var. منزله الجديد من خمس غرف. Sein neues Haus hat fünf Zimmer. His new house has five rooms.

Babam yeni bir araba satın aldı. اشترى والدي سيارة جديدة. Mein Vater hat ein neues Auto gekauft. My father bought a new car.

Istanbul Türkiye’de büyük bir şehirdir. اسطنبول هي مدينة كبيرة في تركيا. Istanbul ist eine große Stadt in der Türkei. Istanbul is a big city in Turkey.

Bizim kahvaltı saatimiz dokuzdur. وقت الإفطار لدينا هو تسعة. Unsere Frühstückszeit ist neun. Our breakfast time is nine.

Size yardım etmek isterim;ama şu anda zamanım yok. أود مساعدتك ، لكن ليس لدي الوقت الآن. Ich würde dir gerne helfen, aber ich habe gerade keine Zeit. I'd like to help you, but I don't have time.

Okula gitmek istemiyorum. لا اريد الذهاب الى المدرسة. Ich will nicht zur Schule gehen. I do not want to go to school.

İşimde bazı yeni arkadaşlar edindim. لقد كونت بعض الأصدقاء الجدد في وظيفتي. Ich habe ein paar neue Freunde bei der Arbeit gefunden. I made some new friends in my business.

Kendine iyi bak. انتبه لنفسك. Pass auf dich auf. Take care.

Seni son gördüğümden beri bayağı uzun zaman oldu. لقد مر وقت طويل منذ آخر مرة رأيتك فيها. Es ist lange her, dass ich dich das letzte Mal gesehen habe. It's been a long time since I last saw you.

Bundan daha fazla çalışmaya ihtiyacımız var. نحن بحاجة إلى عمل أكثر من ذلك. Wir brauchen mehr Arbeit als das. We need more work than that.

Bildiğim kadarıyla,sadece bir giriş var. بقدر ما أعرف ، هناك إدخال واحد فقط. Soweit ich weiß, gibt es nur einen Eingang. As far as I know, there's only one entrance.

Paket yanlış adrese gönderildi. تم إرسال الحزمة إلى عنوان خاطئ. Das Paket wurde an die falsche Adresse gesendet. The package was sent to the wrong address.

Sizinle yeniden karşılaşmak büyük bir keyifti. كان من دواعي سروري أن ألتقي بك مرة أخرى. Es war mir eine Freude, Sie wiederzusehen. It was a great pleasure to meet you again.