×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Who Is She? (Member Created), Bölüm Sekiz

Bölüm Sekiz

Paul: Abinizin,bir kız arkadaşı varsa bile,bu neden sizi ilgilendirsin ki ?

Jane: Kendime göre nedenlerim var.

Ben,haklı olduğumu biliyorum.

Paul: Belki,kız sadece dairede onunla birlikte oturuyor.

Jane: Ben bundan daha fazla şeyler olduğunu düşünüyorum.

Paul: Belki de sadece kirayı paylaşıyordur ve kız arkadaşı değildir.

Jane: Ben buna inanmıyorum.

Paul: Birlikte oturmak,günümüzde oldukça yaygın.

Jane: Kız güzel mi?

Paul:Evet, aslında oldukça güzel.Hatta,harika olduğunu söyleyebilirim.


Bölüm Sekiz

Paul: Abinizin,bir kız arkadaşı varsa bile,bu neden sizi ilgilendirsin ki ? Paul: Auch wenn dein Bruder eine Freundin hat, warum sollte dich das interessieren? Paul: Even if your brother has a girlfriend, why do you care? Paul: Même si votre frère a une petite amie, pourquoi est-ce que cela vous regarde?

Jane: Kendime göre nedenlerim var. Jane: Ich habe meine Gründe. Jane: I have reasons for myself.

Ben,haklı olduğumu biliyorum. Ich weiß, dass ich recht habe. I know I'm right.

Paul: Belki,kız sadece dairede onunla birlikte oturuyor. Paul: Maybe she's just sitting in the apartment with her.

Jane: Ben bundan daha fazla şeyler olduğunu düşünüyorum. Jane: Ich denke, es steckt mehr dahinter. Jane: I think there are more things than that.

Paul: Belki de sadece kirayı paylaşıyordur ve kız arkadaşı değildir. Paul: Vielleicht teilt er sich nur die Miete und nicht seine Freundin. Paul: Maybe he's just sharing the rent and not his girlfriend.

Jane: Ben buna inanmıyorum. Jane: I do not believe that.

Paul: Birlikte oturmak,günümüzde oldukça yaygın. Paul: Zusammensitzen ist heutzutage ziemlich üblich. Paul: It's common for us to sit together.

Jane: Kız güzel mi? Jane: Ist das Mädchen schön? Jane: Is she beautiful?

Paul:Evet, aslında oldukça güzel.Hatta,harika olduğunu söyleyebilirim. Paul: Ja, es ist eigentlich ganz nett, ich würde sogar sagen, es ist großartig. Paul: Yeah, it's actually pretty good. I can say it's great.