×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

İlk Seviye, Nerede? / Nereye? / Nereden?

Nerede? / Nereye? / Nereden?

Kalemimi bulamıyorum.

Nerede olduğunu biliyor musun? Nereden gitmeliyiz?

Çantamı nereye koyduğumu bir hatırlasam!

Nerede kaldınız?

Kaç saattir sizi bekliyoruz. İyi bir saat satın almak istiyorum.Nereden alabilirim?

Bu işin sonu nereye gidecek acaba?

Yemeğe nereye gidelim?

Yemeği nerede yiyelim?

Arkadaşlarla yemeğe çıkacağız.Nereye gideceğimize, henüz karar vermedik.

Nereden satın aldığımı, sana asla söylemem.

Sinemanın önünde buluşalım mı?

- Özür dilerim, anlamadım. Nerede dedin? Nereye doğru gitmeliyiz bilmiyorum.

Nereden dönmeliyiz?

Keşke sokağın adını sorsaydık. Arabayı dikkatli kullan!

Kaza geliyorum, demez! Okulumun nerede olduğunu sana tarif ederim.

Gelip beni alırsın, değil mi? Başvuruların nereye yapılacağı henüz açıklanmadı.

Kapalı alan korkunun nereden kaynaklandığını bulmalıyız.

Ayakkabıların çok güzel!

Nereden aldığını sorabilir miyim? Bu akşam nereye gidiyoruz?

Tatile nereye gidelim?


Nerede? / Nereye? / Nereden? Where? / To where? / From where? Var? / Vart? / Varifrån? 在哪里? / 在哪里? / 从哪里?

Kalemimi bulamıyorum. I can not find my pen. Je ne trouve pas mon stylo. 我找不到我的笔。

Nerede olduğunu biliyor musun? Wissen Sie wo es ist? Do you know where it is? Est-ce que tu sais où c'est? Weet je waar het is? 你知道在哪里吗? Nereden gitmeliyiz? Wo sollen wir hin? Where should we go? Où devrait-on aller? Waar moeten we heen? 我们应该去哪里?

Çantamı nereye koyduğumu bir hatırlasam! Wenn ich mich nur erinnern könnte, wo ich meine Tasche hingelegt habe! I remember where I put my bag! Si seulement je pouvais me rappeler où j'ai posé mon sac ! Kon ik me maar herinneren waar ik mijn tas had gelaten! 要是我能记得我把包放在哪里就好了!

Nerede kaldınız? Wo bist du gewesen? Where have you been? Où étais-tu? Waar was je? 你去哪儿了?

Kaç saattir sizi bekliyoruz. Wie viele Stunden haben wir auf Sie gewartet? We are waiting for you for how many hours. Depuis combien de temps t'attendons-nous ? Hoeveel uur hebben we op je gewacht? 我们等了你几个小时? İyi bir saat satın almak istiyorum.Nereden alabilirim? Ich möchte eine gute Uhr kaufen, wo kann ich sie kaufen? I want to buy a good watch. Where do I get it? Je veux acheter une bonne montre, où puis-je l'acheter ? Ik wil een goed horloge kopen, waar kan ik dat kopen? 我想买一块好表,在哪里可以买到?

Bu işin sonu nereye gidecek acaba? Wo wird diese Sache enden? Where is the end of this business going? Où cette chose finira-t-elle ? Waar gaat dit ding eindigen? Onde essa coisa vai parar? 这件事会在哪里结束?

Yemeğe nereye gidelim? Wohin gehen wir zum Abendessen? Where can I go for dinner? Où irons-nous dîner ? Onde vamos jantar? 我们去哪儿吃晚饭?

Yemeği nerede yiyelim? Wo werden wir essen? Where do you eat? Où allons-nous manger ? Onde vamos comer? 我们去哪里吃饭?

Arkadaşlarla yemeğe çıkacağız.Nereye gideceğimize, henüz karar vermedik. Wir gehen mit Freunden essen. Wir haben uns noch nicht entschieden, wohin. We will go out with friends. We have not decided yet where to go. Nous allons dîner avec des amis, nous n'avons pas encore décidé où aller. Und steht nicht im türkischen 我们要和朋友出去吃饭。我们还没有决定去哪里。 我们要和朋友出去吃饭。我们还没有决定去哪里。

Nereden satın aldığımı, sana asla söylemem. Ich werde dir nie sagen, wo ich es gekauft habe. I never tell you where I bought it. Je ne vous dirai jamais où je l'ai acheté. 我永远不会告诉你我在哪里买的。

Sinemanın önünde buluşalım mı? Treffen wir uns vor dem Kino? Meet me in front of the cinema? On se retrouve devant le cinéma ? 我们在电影院前见面好吗?

- Özür dilerim, anlamadım. - Entschuldigung, ich habe es nicht verstanden. - I'm sorry I did not understand. - Je suis désolé, je n'ai pas compris. - 对不起,我不明白。 Nerede dedin? Wo hast du gesagt? Where did you say that? Où avez-vous dit? 你说哪里? Nereye doğru gitmeliyiz bilmiyorum. Ich weiß nicht, wohin wir gehen sollen. I do not know where to go. Je ne sais pas où nous devons aller. 我不知道我们应该去哪里。

Nereden dönmeliyiz? Wohin sollen wir uns wenden? Where should we return? Vers qui doit-on se tourner ? 我们应该转向哪里?

Keşke sokağın adını sorsaydık. Ich wünschte, wir hätten nach dem Namen der Straße gefragt. I wish we had the name of the street. J'aurais aimé que nous demandions le nom de la rue. 我希望我们问过街道的名称。 Arabayı dikkatli kullan! Fahren Sie vorsichtig! Use the car carefully! Conduit prudemment! 小心驾驶!

Kaza geliyorum, demez! Es heißt nicht, ich komme zufällig! I'm coming, no! Je viens par accident, ne dites pas ! 不是说,我是偶然来的! Okulumun nerede olduğunu sana tarif ederim. Ich beschreibe dir, wo meine Schule ist. I can tell you where my school is. Je vais vous décrire où se trouve mon école.

Gelip beni alırsın, değil mi? Du wirst kommen und mich holen, richtig? You will come and pick me up, will not you? Tu viendras me chercher, n'est-ce pas ? Başvuruların nereye yapılacağı henüz açıklanmadı. Wo die Anträge gestellt werden, wurde noch nicht bekannt gegeben. It is not yet clear where the applications will be made. Le lieu où les candidatures seront déposées n'a pas encore été annoncé.

Kapalı alan korkunun nereden kaynaklandığını bulmalıyız. Wir müssen herausfinden, woher die Angst vor engen Räumen kommt. We have to find where the indoor space scar is welded. Nous devons découvrir d'où vient la peur de l'espace confiné.

Ayakkabıların çok güzel! Deine Schuhe sind wunderschön! Your shoes are beautiful! Vos chaussures sont magnifiques !

Nereden aldığını sorabilir miyim? Darf ich fragen wo du es her hast? Can I ask where you got it? Puis-je vous demander où vous l'avez eu ? Posso perguntar onde você conseguiu? Bu akşam nereye gidiyoruz? Wohin gehen wir heute Nacht? Where are we going tonight?

Tatile nereye gidelim? Where can I go for a break? Onde devemos ir nas férias?