image

Turkish Youtube, İzole günlerde izlenebilecek 7 SEYAHAT FİLMİ ÖNERİSİ

İzole günlerde izlenebilecek 7 SEYAHAT FİLMİ ÖNERİSİ

HERKESE SELAM! Umarız herkes iyi ve güvendedir.

Malum hepimiz zor bir süreçten geçiyoruz ve..

.. tüm dünyayı etkileyen bir tarihe tanıklık ediyoruz.

Yaşadığımız bu olayı siz nasıl değerlendiriyorsunuz bilmiyoruz ama..

.. biz ''doğanın insanlığa bir isyanı, bir tokadı ''olarak görüyoruz

belki biraz klişe ama

''her şeyin başı sağlık'' sözünün, sevdiklerimize sarılmanın,

sokaklarda dolaşmanın veya özgürce seyahat edebilmenin değerini daha iyi anladığımız günler yaşıyoruz.

Biliyorsunuz ki biz seyahat ile ilgili içerikler üretmeye çalışıyoruz.

Yaklaşık 2 senedir de hayalini kurduğumuz dünya turu planımız için hayatımızı değiştirdik

ve değiştirmeye de devam ediyorduk.

Hatta bunu size 2 ay önce çektiğimiz yeni yıl hedefleri videomuzda da biraz çıtlatmıştık. - Evet

Maalesef yola çıkmamıza çok kısa bir süre kala,

böyle bir durum patlak verdi ve bizim de planlarımız biraz sekteye uğradı.

Hatta rotamız Asya ile başlayacaktı.

Virüs de Çin'de patlak verdi ve çevre ülkelere yayılınca,..

..biz hemen alternatif bir rota yaptık.

İşte Amerika, Güney Amerika gibi bir rota hemen çizdik.

Fakat virüs kıtalar arası değişik bir hal almaya başlayınca da, biz bütün planlarımızı ertelemiş bulunduk.

Erteledik diyoruz. Çünkü bu sürecin nasıl sonlanacağı, ne zaman sonlanacağı daha belli değil.

Fakat bireysel ve toplumsal olarak alınan tedbirlere uyulduktan sonra, bir şekilde geçeceğine inanıyoruz.

Her şey düzelecek ve her şey kaldığı yerden devam edecek diye düşünüyoruz.

Ama şimdi evde kalma ve sabretme zamanı!

Evde kaldığımız bu süreçte bir çoğumuz, hep ertelediğimiz, zaman ayıramadığımız şeyleri yapma..

..veya yapmaktan keyif duyduğumuz şeyleri daha fazla yapma fırsatı bulduk.

Bizim için bulardan bir tanesi de film izlemek.

Biz de, bize bu zamana kadar ilham veren ve motivasyon sağlayan seyahat ile ilgili filmleri bir araya getirmek..

..ve sizinle paylaşmak istedik.

Aralarında birden fazla izlediklerimiz de oldu, yeni tanıştıklarımız da oldu.

Siz de bizim gibi seyahat ile ilgili filmler seyretmeyi seviyorsanız,..

..hayatınızda en 1 kere izlemeye şans vermeniz gereken filmleri şimdi sıralamaya başlıyoruz.

İlk filmimiz '' The Beach ''. Yani Kumsal.

Richard karakterini canlandıran Leonardo DiCaprio'nun başrolünü aldığı bu film Tayland'da geçiyor.

Richard'ın Bangkok'da Khao San Road'daki bir hostelde başlayan macerası,..

..yine aynı hostelde tanıştığı bir Fransız çift ile birlikte Phi Phi Adası'ndaki gizli kumsalı bulmaya çalışmasıyla devam ediyor.

Hatta filmde arayıp da bulmaya çalıştıkları yer Maya Bay.

O cennet gibi yerin günümüzdeki halinin nasıl olduğunu görmeniz için şuraya bir yere birkaç fotoğrafını bırakalım.

Özellikle bu filmden sonra çok büyük turist akınına uğramış..

..ve girişler kısıtlandırılmış sonradan.

Bu film dönemin gezgin ruhunu yansıtan çok güzel filmlerden biri.

Hatta müzikleri de çok güzel. Çok güzel eşlik ediyor.

Bir de eğer buralara gittiyseniz daha önceden, bu film hatıralarınızı tekrardan canlandıracak.

Ben de 10-15 kez izlemişimdir zaten bu filmi.

Artık ne hatıralar canlanıyorsa.. :D

Film, psikolojik-gerilim türünde de olduğu için aynı zamanda,..

..o cennet ortamında yaratılan o ütopik yaşamın nasıl cinnet ortamına dönüştüğüne tanık olacaksınız.

Ama o raddeye gelene kadar, manzaraların ve filmin tadını çıkarmaya bakın..

Film Alex Garland'ın aynı adlı kitabından uyarlama.

Kitabın daha güzel olduğunu söyleyenler de var.

Ben okumadım filmini. Filmini okumadım ama :D

Ayrıca Leonardo DiCaprio bu filmde en kötü aktör Ahududu Ödülü'ne layık görülmüş.

Yani o yüzden fazla böyle oyunculuğuna takılmayın deriz.

Yani evet, çok çiğ kalmış. Leonardo DiCaprio değil de, Matt Damon olsaydı en azından..

..daha iyi olabilirmiş yani.

Buradan yetkililere seslenmek isterdik ama çok geç..:D

2. filmimiz '' Diarios de Motocicleta '' Yani '' Motosiklet Günlüğü ''

1950'li yılların başlarında, genç doktor adayı Che Guevara'nın ve arkadaşı Alberto'nun..

..motosikletlerine atlayıp Arjantin'den başlayarak ve herhangi bir amaç gütmeden..

..Latin Amerika yolculuğunu anlatan biyografik bir film.

Alberto, neşeli hatta biraz gevşek bir karakter.

Che Guevara'da tam tersine daha cool, yardımsever, nazik ve dürüst bir karakter.

Yol boyunca kaldıkları yerlerin, tanıştıkları insanların, gördükleri zorlukların..

..bu iki karakterin hayat hakkındaki düşüncelerini nasıl değiştirdiğini ve şekillendirdiğini görüyorsunuz.

Tabiki de en çok da Che'nin.

Bu yüzden filmin ilk yarısında izleyecekleriniz, ikinci yarısından çok daha farklı şeyler olacak.

Film ile ilgili ideolojik ve siyasi kısmı bir tarafa koyacak olursak,..

..aslında yolun ya da yolda olmanın insanın düşüncelerini nasıl evrilttiğini ve dönüştürdüğünü görüyorsunuz.

İçinizde var olan, ama henüz gün yüzüne çıkmamış, hatta belki orada olduğundan bile haberdar olmadığınız fikirleri..

..yolun yavaş yavaş nasıl ortaya çıkarabileceğini görüyorsunuz.

Bu da zaten bu filmin bizim listemize girmesindeki en büyük etken.

3. filmimiz '' Lea ve Ben '' Eveti, sizi Latin Amerika'ya götürecek bir film daha.

Ölümcül ve genetik bir akciğer hastalığı olan Lea'nın,..

..modern tıbbı ve tedaviyi reddedip, çözümü alternatif tıpta görerek,..

..çok yakın arkadaşı Camille ile birlikte hem bu tedavileri denemek,

..hem de yaşamayı değer kılan şeyin ne olduğunu aramak için..

..Latin Amerika'ya seyahatlerini anlatan belgesel bir film.

Lea, hasta olmasına rağmen, daha dışa dönük, daha pozitif bir insan.

Arkadaşı Camille ise daha içine kapanık ve Lea'yı çok seven, sürekli ona yardım etmeye çalışan bir karakter.

Filmi yöneten ve çeken de Camille.

Kamerayı sürekli onun elinde ve olayları sürekli onun gözünden göreceksiniz.

Film ile ilgili en sevdiğimiz şey de bu aslında.

Yani, görüntüler çok doğal. Çekimler vlog havasında olmuş.

Hatta her şey o kadar gerçek ve doğal ki, sanki onlarla gezen 3. bir kişi gibi görüyorsunuz kendinizi

Bazen Lea ile Peru'da bir hamakta sallanıp, bazen de Şili'de Atacama Çölü'nde birlikte yürüyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.

Bazen Meksika'nın çok renkli bir köyünde uyanıp, bazen de Amazon'da bir ayinin ortasında kendinizi bulabiliyorsunuz.

Çok bilinmeyen ama seyahat severler için bonus olabilecek bir film diyebiliriz.

Bir sonraki filmimiz '' Expedition Happiness ''

Ne zaman izlemiştik biz seninle bunu?

2 sene oldu herhalde. -Evet.

Kahramanlarımız genç Alman bir çift.

Yanlarına köpeklerini de alarak Amerika'ya gidiyorlar

ve orada bir okul otobüsü satın alıyorlar ve bunu kendi elleriyle bir karavana dönüştürüyorlar.

Sonra Kanada, Alaska, Amerika ve Meksika'yı yaptıkları bu karavan ile birlikte,

çok da planlı olmadan gezmeye başlıyorlar.

Yol boyunca yemek yedikleri yerler, geçtikleri manzaralar,

bir yanda çalan şarkılar, geçirdikleri tüm keyifli anların yanında,

köpeklerinin hastalanması, yaşadıkları vize sorunları gibi olumsuzluklara da şahit oluyorsunuz.

Bu arada esas kız Mogli olarak bilinen bir müzisyen.

Film de çalan şarkılar da onun şarkıları

ve tüm bu yaşananları onun yarattığı şarkılar ile filmin içerisine daha da girerek izliyorsunuz.

Hatta şarkılar o kadar güzel ki, bazen biz spotify dan açıyoruz, bağımsız olarak dinliyoruz yani. -Aynen.

Herkesin yapmak istediği, ama herkesin cesaret edemediği bir şeyi yapabilmeleri ne kadar takdire şayan olsa da,

filmin sonuna doğru... sanırım toparlayamacağım :D

Artık o kısmını da izleyerek görün.

Bir diğer filmimiz '' Tibet'te yedi yıl ''

Başrolünde Brad Pitt'in oynadığı ve hatta inanılmaz bir oyunculuk sergilediği,..

.. 97 yılı yapımı ve gerçek hayattan uyarlanmış bir film.

2. Dünya Savaşı zamanında Avusturyalı bir dağcı olan Heinrich'in Himalayalar'a tırmanmak için yola çıkmasıyla başlıyor hikaye. Bir takım olaylar silsilesi sonrası kendini Tibet'te buluyor ve burada Budizm ile tanışıyor.

Burada tanıştığı Dalay Lama ve ondan öğrendikleri, dağcının tüm hayatını değiştirmesine..

..ve geride bıraktıklarını sorgulamasına neden oluyor.

O dönemdeki Çin ile Tibet arasındaki ilişkilerin nasıl olduğuna da değinen bu filmde,

çok ilginç bir şey var ki,

o da, bu filmin yayınlanmasından sonra Brad Pitt'in Çin'e girişinin yasaklanmış olması.

Tibet'in kültürünün çok güzel işlendiğini düşündüğümüz bu filmde,

sevdiğimiz şeylerden biri de karakterlerin arasında geçen dialoglar ve sözler.

Bunlardan bir tanesi de şöyle: -Ben söyleyeyim mi onu?

Söyle. Zaten çok zor :D

Tek seferde söylemeye çalışacağım. - E hadi bakalım.

Siz hayatın her döneminde, tjıtjıtofs (asla söylemedi:D)

Siz hayatın her döneminde zirveye tırmanmayı başaranlara saygı duyarken,

biz kendi egolarını terkedebilene saygı duyarız.

Diğer bir filmimiz '' Ye Dua et Sev '' Yani '' Eat Pray Love ''

Sizi İtalya, Hindistan ve Bali gibi çok farklı yerlere götürecek,

yine bir kitap uyarlaması olan ve başrolünde Amerikalı yazar Liz'e hayat veren Julia Roberts var.

Filmin sonlarına doğru da, oyuna girecek olan diğer başrol de Javier Bardem.

Liz'in içindeki boşluğu doldurmak ve mutluluğu aramak için,

yaşamış olduğu başarısız bir evlilik ve bir ilişki sonrasında..

.. İtalya'ya gitmesiyle başladığı bu serüven, Bali'de aşkı bulmasıyla sone eriyor.

Aslında bu filmin seveni olduğu kadar, sevmeyeni hatta acımasızca eleştireni de çok fazla.

Ama bizce bu, sizin filmde neye odaklanacağınıza bağlı olarak değişecektir.

Mesela biz İtalya kısmındaki yemek ve ziyafet sahnelerini,

kurulan dostlukları ve İtalyanların eğlenmeyi nasıl iyi becerebildiklerini izlemeyi çok sevdik.

Hindistan'ın büyüsü ve keşmekeşi zaten bambaşka.

Bali ise en çok görmeyi istediğimiz yerlerden biri olduğu için filmi izleme nedenlerimizden biriydi.

Filmde geçen ve yine, içinde olduğumuz şu günlerde bizi bir kez daha düşündürten sözlerden bir tanesi de şu oldu:

- Onu da ben söyleyeyim bari. - Sen söyle hadi.

Yıkım, dönüşüme giden yoldur.

Özetleyecek olursak, filmin psikolojik kısmını bir tarafa bırakıp,..

..göreceğiniz yerlere ve karakterler arasında geçen dialoglara ve sözlere odaklanırsanız..

.. filmi zevkle izleyeceğinizi düşünüyoruz.

Ha bir de, küçük bir tavsiyemiz olacak.

Filmi açken izlemeyin. :)

Ve son filmimiz, çoğu seyahat severin hatta sevmeyenlerin bile favori filmi olan '' Into The Wild ''

Bizim de bu listedeki olmazsa olmazımız.

Yine bir kendini bulma hikayesi..

.. ve bir kitap uyarlaması olan gerçek bir hikaye.

23 yaşındaki Amerikalı bir genç olan Christopher Mccandless, toplumun dayattığı kuralları kabul etmeyip,

üniversiteyi de iyi bir dereceyle bitirip ve sahip olduğu tüm mal varlığını bir hayır kurumuna bağışladıktan sonra,

..otostop ile ilerlediği Alaska'ya doğru bir yolculuğa çıkar.

Bu süreçte bir çok yol hikayesi de biriktirip, en son ulaştığı Alaska'da bulduğu bir minibüste ..

.. vahşi doğanın bir parçası olmaya çalışır.

Tabi izlerken, yine muhteşem şarkılarıyla kredisini vermek istediğimiz Eddie Vedder,

filmden alacağınız hazzı 2 katına çıkartıyor diyebiliriz.

Filmde geçen dialoglar sizi bir duvardan alıp ötekine çarpıyor.

Üzerinde saatlerce düşünesiniz geliyor. O yüzden burda size öyle bir dialog ya da söz söylemek istemiyoruz. :D

Bu film ile ilgili çok ilginç bir olay da,

filmden sonra ünlenen terkedilmiş minibüse ulaşmak için ..

.. doğa yolculuğuna çıkan yeni evli çiftten kadın olanı, nehri geçmek isterken akıntıya kapılıp hayatını kaybediyor.

Hatta bunun yanında, minibüse ulaşmak için kaybolan başka insanlar da olduğu söyleniyor.

Bizim en sevdiğimiz, eğer seyahat etmeyi ve farklı kültürleri keşfetmeyi seviyorsanız ..

.. mutlaka izlemeniz gerekenler diyebileceğimiz filmlerin listesi bu şekildeydi.

Aslında seyahat ile ilgili izlediğimiz başka filmlerde oldu ama bizi en çok etkileyenler bunlardı.

Eğer sizin de, seyahat ile ilgili mutlaka izlemeniz gerek dediğiniz filmler varsa, yorumlarda bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.

Evde kaldığımız bu süreci, en keyifli ve verimli şekilde geçirmeye çalışıp,

birbirimize destek olarak, yaşadığımız bu zorlu süreci en hafif zararla ve en hızlı şekilde atlatacağımızı umuyoruz.

Hepinize çok çok sevgiler.. - EVDE KALIN!



Want to learn a language?


Learn from this text and thousands like it on LingQ.

  • A vast library of audio lessons, all with matching text
  • Revolutionary learning tools
  • A global, interactive learning community.

Language learning online @ LingQ

İzole günlerde izlenebilecek 7 SEYAHAT FİLMİ ÖNERİSİ 7 TRAVEL MOVIE SUGGESTIONS to watch on isolated days

HERKESE SELAM! Umarız herkes iyi ve güvendedir. HELLO TO EVERYONE! We hope everyone is well and safe.

Malum hepimiz zor bir süreçten geçiyoruz ve.. As you know, we are all going through a difficult process and ..

.. tüm dünyayı etkileyen bir tarihe tanıklık ediyoruz. .. we are witnessing a history that affects the whole world.

Yaşadığımız bu olayı siz nasıl değerlendiriyorsunuz bilmiyoruz ama.. We do not know how you evaluate this event we experienced, but ..

.. biz ''doğanın insanlığa bir isyanı, bir tokadı ''olarak görüyoruz .. we see it as "nature's revolt against humanity"

belki biraz klişe ama maybe a little cliché but

''her şeyin başı sağlık'' sözünün, sevdiklerimize sarılmanın, The words 'health comes first', hug our loved ones,

sokaklarda dolaşmanın veya özgürce seyahat edebilmenin değerini daha iyi anladığımız günler yaşıyoruz. We are living the days when we better understand the value of walking around the streets or being able to travel freely.

Biliyorsunuz ki biz seyahat ile ilgili içerikler üretmeye çalışıyoruz. You know that we are trying to produce travel-related content.

Yaklaşık 2 senedir de hayalini kurduğumuz dünya turu planımız için hayatımızı değiştirdik We changed our lives for our world tour plan that we have been dreaming of for about 2 years.

ve değiştirmeye de devam ediyorduk. and we kept changing.

Hatta bunu size 2 ay önce çektiğimiz yeni yıl hedefleri videomuzda da biraz çıtlatmıştık. - Evet We even made this a bit of a crack in our new year goals video we shot 2 months ago. - Yes

Maalesef yola çıkmamıza çok kısa bir süre kala, Unfortunately, very shortly before our departure,

böyle bir durum patlak verdi ve bizim de planlarımız biraz sekteye uğradı. such a situation broke out and our plans were somewhat interrupted.

Hatta rotamız Asya ile başlayacaktı. In fact, our route would start with Asia.

Virüs de Çin'de patlak verdi ve çevre ülkelere yayılınca,.. The virus also broke out in China and spread to surrounding countries, ..

..biz hemen alternatif bir rota yaptık. .. we immediately made an alternative route.

İşte Amerika, Güney Amerika gibi bir rota hemen çizdik.

Fakat virüs kıtalar arası değişik bir hal almaya başlayınca da, biz bütün planlarımızı ertelemiş bulunduk. But when the virus started to take a different form between continents, we have postponed all our plans.

Erteledik diyoruz. Çünkü bu sürecin nasıl sonlanacağı, ne zaman sonlanacağı daha belli değil.

Fakat bireysel ve toplumsal olarak alınan tedbirlere uyulduktan sonra, bir şekilde geçeceğine inanıyoruz. However, we believe that it will somehow pass after the measures taken individually and socially are followed.

Her şey düzelecek ve her şey kaldığı yerden devam edecek diye düşünüyoruz. We think that everything will be alright and everything will continue where it left off.

Ama şimdi evde kalma ve sabretme zamanı! But now is the time to stay home and be patient!

Evde kaldığımız bu süreçte bir çoğumuz, hep ertelediğimiz, zaman ayıramadığımız şeyleri yapma.. During this period we stay at home, many of us do things that we always postpone and do not take time for ..

..veya yapmaktan keyif duyduğumuz şeyleri daha fazla yapma fırsatı bulduk. ... or we had the opportunity to do more of the things we enjoy doing.

Bizim için bulardan bir tanesi de film izlemek. One of them for us is watching movies.

Biz de, bize bu zamana kadar ilham veren ve motivasyon sağlayan seyahat ile ilgili filmleri bir araya getirmek.. We are bringing together films about travel that have inspired and motivated us so far.

..ve sizinle paylaşmak istedik.

Aralarında birden fazla izlediklerimiz de oldu, yeni tanıştıklarımız da oldu. We've watched more than once, and we've met new ones.

Siz de bizim gibi seyahat ile ilgili filmler seyretmeyi seviyorsanız,..

..hayatınızda en 1 kere izlemeye şans vermeniz gereken filmleri şimdi sıralamaya başlıyoruz. Now we are starting to list the movies that you should give a chance to watch at least once in your life.

İlk filmimiz '' The Beach ''. Yani Kumsal. Our first movie is "The Beach". So Beach.

Richard karakterini canlandıran Leonardo DiCaprio'nun başrolünü aldığı bu film Tayland'da geçiyor. Starring Leonardo DiCaprio, who portrays the character of Richard, this movie takes place in Thailand.

Richard'ın Bangkok'da Khao San Road'daki bir hostelde başlayan macerası,..

..yine aynı hostelde tanıştığı bir Fransız çift ile birlikte Phi Phi Adası'ndaki gizli kumsalı bulmaya çalışmasıyla devam ediyor. .. again with a French couple he met in the same hostel, he continues with his attempt to find the hidden beach on Phi Phi Island.

Hatta filmde arayıp da bulmaya çalıştıkları yer Maya Bay. In fact, Maya Bay is the place they seek and try to find in the movie.

O cennet gibi yerin günümüzdeki halinin nasıl olduğunu görmeniz için şuraya bir yere birkaç fotoğrafını bırakalım. Let's leave a few photos here to see what that heavenly place looks like today.

Özellikle bu filmden sonra çok büyük turist akınına uğramış.. Especially after this movie, there was a huge influx of tourists ..

..ve girişler kısıtlandırılmış sonradan. ..and the entries are restricted afterwards.

Bu film dönemin gezgin ruhunu yansıtan çok güzel filmlerden biri. This movie is one of the most beautiful films that reflects the traveling spirit of the period.

Hatta müzikleri de çok güzel. Çok güzel eşlik ediyor. Even their music is very good. It accompanies you very well.

Bir de eğer buralara gittiyseniz daha önceden, bu film hatıralarınızı tekrardan canlandıracak.

Ben de 10-15 kez izlemişimdir zaten bu filmi.

Artık ne hatıralar canlanıyorsa.. :D Whatever memories come alive now ..: D

Film, psikolojik-gerilim türünde de olduğu için aynı zamanda,.. Since the movie is also in the psychological thriller genre, ..

..o cennet ortamında yaratılan o ütopik yaşamın nasıl cinnet ortamına dönüştüğüne tanık olacaksınız. You will witness how that utopian life created in that paradise environment has turned into an environment of insanity.

Ama o raddeye gelene kadar, manzaraların ve filmin tadını çıkarmaya bakın.. But until you get to that point, enjoy the views and the movie.

Film Alex Garland'ın aynı adlı kitabından uyarlama. The movie is based on Alex Garland's book of the same name.

Kitabın daha güzel olduğunu söyleyenler de var. There are also those who say the book is more beautiful.

Ben okumadım filmini. Filmini okumadım ama :D I haven't read your movie. I haven't read your movie but: D

Ayrıca Leonardo DiCaprio bu filmde en kötü aktör Ahududu Ödülü'ne layık görülmüş. Also, Leonardo DiCaprio was awarded the Raspberry Award for Worst Actor in this movie.

Yani o yüzden fazla böyle oyunculuğuna takılmayın deriz. That is why we say don't get stuck with such acting.

Yani evet, çok çiğ kalmış. Leonardo DiCaprio değil de, Matt Damon olsaydı en azından.. So yes, it's too raw. At least if it was Matt Damon, not Leonardo DiCaprio.

..daha iyi olabilirmiş yani.

Buradan yetkililere seslenmek isterdik ama çok geç..:D We would like to call the authorities from here, but it is too late.: D

2\. filmimiz '' Diarios de Motocicleta '' 2nd\\. our movie `` Diarios de Motocicleta '' Yani '' Motosiklet Günlüğü ''

1950'li yılların başlarında, genç doktor adayı Che Guevara'nın ve arkadaşı Alberto'nun..

..motosikletlerine atlayıp Arjantin'den başlayarak ve herhangi bir amaç gütmeden.. .. starting from Argentina and without pursuing any purpose ..

..Latin Amerika yolculuğunu anlatan biyografik bir film. ..A biographical film about the journey of Latin America.

Alberto, neşeli hatta biraz gevşek bir karakter. Alberto is a cheerful, even somewhat loose character.

Che Guevara'da tam tersine daha cool, yardımsever, nazik ve dürüst bir karakter. On the contrary, Che Guevara is a cooler, helpful, kind and honest character.

Yol boyunca kaldıkları yerlerin, tanıştıkları insanların, gördükleri zorlukların.. The places they stayed, the people they met, the difficulties they saw along the way.

..bu iki karakterin hayat hakkındaki düşüncelerini nasıl değiştirdiğini ve şekillendirdiğini görüyorsunuz. You see how these two characters change and shape their thinking about life.

Tabiki de en çok da Che'nin. Of course, Che's most of all.

Bu yüzden filmin ilk yarısında izleyecekleriniz, ikinci yarısından çok daha farklı şeyler olacak. So what you will be watching in the first half of the movie will be very different from the second half.

Film ile ilgili ideolojik ve siyasi kısmı bir tarafa koyacak olursak,.. If we put aside the ideological and political part about the film, ..

..aslında yolun ya da yolda olmanın insanın düşüncelerini nasıl evrilttiğini ve dönüştürdüğünü görüyorsunuz. .. you actually see how the road or being on the road evolves and transforms human thoughts.

İçinizde var olan, ama henüz gün yüzüne çıkmamış, hatta belki orada olduğundan bile haberdar olmadığınız fikirleri.. The ideas that you have within you, but that have not come to light yet, you may not even know they are there.

..yolun yavaş yavaş nasıl ortaya çıkarabileceğini görüyorsunuz. You see how the road can gradually reveal.

Bu da zaten bu filmin bizim listemize girmesindeki en büyük etken. This is the biggest factor in making this movie on our list.

3\. filmimiz '' Lea ve Ben '' Eveti, sizi Latin Amerika'ya götürecek bir film daha. Yes, another movie that will take you to Latin America.

Ölümcül ve genetik bir akciğer hastalığı olan Lea'nın,.. Lea, a fatal and genetic lung disease, ..

..modern tıbbı ve tedaviyi reddedip, çözümü alternatif tıpta görerek,.. .. refusing modern medicine and treatment and seeing the solution in alternative medicine, ..

..çok yakın arkadaşı Camille ile birlikte hem bu tedavileri denemek, .. to try these treatments with his very close friend Camille,

..hem de yaşamayı değer kılan şeyin ne olduğunu aramak için.. ..and to search for what makes living worthwhile ..

..Latin Amerika'ya seyahatlerini anlatan belgesel bir film. A documentary film about his travels to Latin America.

Lea, hasta olmasına rağmen, daha dışa dönük, daha pozitif bir insan. Lea is a more extroverted, more positive person, despite being sick.

Arkadaşı Camille ise daha içine kapanık ve Lea'yı çok seven, sürekli ona yardım etmeye çalışan bir karakter. His friend Camille, on the other hand, is a more reserved character who loves Lea and always tries to help her.

Filmi yöneten ve çeken de Camille. Camille is the director and producer of the movie.

Kamerayı sürekli onun elinde ve olayları sürekli onun gözünden göreceksiniz. The camera is always in his hands and you will always see things through his eyes.

Film ile ilgili en sevdiğimiz şey de bu aslında.

Yani, görüntüler çok doğal. Çekimler vlog havasında olmuş.

Hatta her şey o kadar gerçek ve doğal ki, sanki onlarla gezen 3. bir kişi gibi görüyorsunuz kendinizi

Bazen Lea ile Peru'da bir hamakta sallanıp, bazen de Şili'de Atacama Çölü'nde birlikte yürüyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.

Bazen Meksika'nın çok renkli bir köyünde uyanıp, bazen de Amazon'da bir ayinin ortasında kendinizi bulabiliyorsunuz.

Çok bilinmeyen ama seyahat severler için bonus olabilecek bir film diyebiliriz.

Bir sonraki filmimiz '' Expedition Happiness ''

Ne zaman izlemiştik biz seninle bunu?

2 sene oldu herhalde. -Evet.

Kahramanlarımız genç Alman bir çift.

Yanlarına köpeklerini de alarak Amerika'ya gidiyorlar

ve orada bir okul otobüsü satın alıyorlar ve bunu kendi elleriyle bir karavana dönüştürüyorlar.

Sonra Kanada, Alaska, Amerika ve Meksika'yı yaptıkları bu karavan ile birlikte,

çok da planlı olmadan gezmeye başlıyorlar.

Yol boyunca yemek yedikleri yerler, geçtikleri manzaralar,

bir yanda çalan şarkılar, geçirdikleri tüm keyifli anların yanında,

köpeklerinin hastalanması, yaşadıkları vize sorunları gibi olumsuzluklara da şahit oluyorsunuz.

Bu arada esas kız Mogli olarak bilinen bir müzisyen.

Film de çalan şarkılar da onun şarkıları

ve tüm bu yaşananları onun yarattığı şarkılar ile filmin içerisine daha da girerek izliyorsunuz.

Hatta şarkılar o kadar güzel ki, bazen biz spotify dan açıyoruz, bağımsız olarak dinliyoruz yani. -Aynen.

Herkesin yapmak istediği, ama herkesin cesaret edemediği bir şeyi yapabilmeleri ne kadar takdire şayan olsa da,

filmin sonuna doğru... sanırım toparlayamacağım :D

Artık o kısmını da izleyerek görün.

Bir diğer filmimiz '' Tibet'te yedi yıl ''

Başrolünde Brad Pitt'in oynadığı ve hatta inanılmaz bir oyunculuk sergilediği,..

.. 97 yılı yapımı ve gerçek hayattan uyarlanmış bir film.

2\. Dünya Savaşı zamanında Avusturyalı bir dağcı olan Heinrich'in Himalayalar'a tırmanmak için yola çıkmasıyla başlıyor hikaye. Bir takım olaylar silsilesi sonrası kendini Tibet'te buluyor ve burada Budizm ile tanışıyor.

Burada tanıştığı Dalay Lama ve ondan öğrendikleri, dağcının tüm hayatını değiştirmesine..

..ve geride bıraktıklarını sorgulamasına neden oluyor.

O dönemdeki Çin ile Tibet arasındaki ilişkilerin nasıl olduğuna da değinen bu filmde,

çok ilginç bir şey var ki,

o da, bu filmin yayınlanmasından sonra Brad Pitt'in Çin'e girişinin yasaklanmış olması.

Tibet'in kültürünün çok güzel işlendiğini düşündüğümüz bu filmde,

sevdiğimiz şeylerden biri de karakterlerin arasında geçen dialoglar ve sözler.

Bunlardan bir tanesi de şöyle: -Ben söyleyeyim mi onu?

Söyle. Zaten çok zor :D

Tek seferde söylemeye çalışacağım. - E hadi bakalım.

Siz hayatın her döneminde, tjıtjıtofs (asla söylemedi:D)

Siz hayatın her döneminde zirveye tırmanmayı başaranlara saygı duyarken,

biz kendi egolarını terkedebilene saygı duyarız.

Diğer bir filmimiz '' Ye Dua et Sev '' Yani '' Eat Pray Love ''

Sizi İtalya, Hindistan ve Bali gibi çok farklı yerlere götürecek,

yine bir kitap uyarlaması olan ve başrolünde Amerikalı yazar Liz'e hayat veren Julia Roberts var.

Filmin sonlarına doğru da, oyuna girecek olan diğer başrol de Javier Bardem.

Liz'in içindeki boşluğu doldurmak ve mutluluğu aramak için,

yaşamış olduğu başarısız bir evlilik ve bir ilişki sonrasında..

.. İtalya'ya gitmesiyle başladığı bu serüven, Bali'de aşkı bulmasıyla sone eriyor.

Aslında bu filmin seveni olduğu kadar, sevmeyeni hatta acımasızca eleştireni de çok fazla.

Ama bizce bu, sizin filmde neye odaklanacağınıza bağlı olarak değişecektir.

Mesela biz İtalya kısmındaki yemek ve ziyafet sahnelerini,

kurulan dostlukları ve İtalyanların eğlenmeyi nasıl iyi becerebildiklerini izlemeyi çok sevdik.

Hindistan'ın büyüsü ve keşmekeşi zaten bambaşka.

Bali ise en çok görmeyi istediğimiz yerlerden biri olduğu için filmi izleme nedenlerimizden biriydi.

Filmde geçen ve yine, içinde olduğumuz şu günlerde bizi bir kez daha düşündürten sözlerden bir tanesi de şu oldu:

- Onu da ben söyleyeyim bari. - Sen söyle hadi.

Yıkım, dönüşüme giden yoldur.

Özetleyecek olursak, filmin psikolojik kısmını bir tarafa bırakıp,..

..göreceğiniz yerlere ve karakterler arasında geçen dialoglara ve sözlere odaklanırsanız..

.. filmi zevkle izleyeceğinizi düşünüyoruz.

Ha bir de, küçük bir tavsiyemiz olacak.

Filmi açken izlemeyin. :)

Ve son filmimiz, çoğu seyahat severin hatta sevmeyenlerin bile favori filmi olan '' Into The Wild ''

Bizim de bu listedeki olmazsa olmazımız.

Yine bir kendini bulma hikayesi..

.. ve bir kitap uyarlaması olan gerçek bir hikaye.

23 yaşındaki Amerikalı bir genç olan Christopher Mccandless, toplumun dayattığı kuralları kabul etmeyip,

üniversiteyi de iyi bir dereceyle bitirip ve sahip olduğu tüm mal varlığını bir hayır kurumuna bağışladıktan sonra,

..otostop ile ilerlediği Alaska'ya doğru bir yolculuğa çıkar.

Bu süreçte bir çok yol hikayesi de biriktirip, en son ulaştığı Alaska'da bulduğu bir minibüste ..

.. vahşi doğanın bir parçası olmaya çalışır.

Tabi izlerken, yine muhteşem şarkılarıyla kredisini vermek istediğimiz Eddie Vedder,

filmden alacağınız hazzı 2 katına çıkartıyor diyebiliriz.

Filmde geçen dialoglar sizi bir duvardan alıp ötekine çarpıyor.

Üzerinde saatlerce düşünesiniz geliyor. O yüzden burda size öyle bir dialog ya da söz söylemek istemiyoruz. :D

Bu film ile ilgili çok ilginç bir olay da,

filmden sonra ünlenen terkedilmiş minibüse ulaşmak için ..

.. doğa yolculuğuna çıkan yeni evli çiftten kadın olanı, nehri geçmek isterken akıntıya kapılıp hayatını kaybediyor.

Hatta bunun yanında, minibüse ulaşmak için kaybolan başka insanlar da olduğu söyleniyor.

Bizim en sevdiğimiz, eğer seyahat etmeyi ve farklı kültürleri keşfetmeyi seviyorsanız ..

.. mutlaka izlemeniz gerekenler diyebileceğimiz filmlerin listesi bu şekildeydi.

Aslında seyahat ile ilgili izlediğimiz başka filmlerde oldu ama bizi en çok etkileyenler bunlardı.

Eğer sizin de, seyahat ile ilgili mutlaka izlemeniz gerek dediğiniz filmler varsa, yorumlarda bizimle paylaşırsanız çok seviniriz.

Evde kaldığımız bu süreci, en keyifli ve verimli şekilde geçirmeye çalışıp,

birbirimize destek olarak, yaşadığımız bu zorlu süreci en hafif zararla ve en hızlı şekilde atlatacağımızı umuyoruz.

Hepinize çok çok sevgiler.. - EVDE KALIN!

×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.