×

We use cookies to help make LingQ better. By visiting the site, you agree to our cookie policy.


image

Turkish Conversations with Esmanur LMA006, JACQUI w ESMANUR #1.1

JACQUI w ESMANUR #1.1

Merhaba Jacquie.

Bugün bir sürü şey öğrendik.

Türkçe müzik ve filmlere de baktık, mesela türkçe rock &roll grubu vardı, duman müzik grubu; Manuş Baba vardı, romantik şarkıları vardı.

Bir de Jacquie, bir sürü şey öğrendik, mesela Senin adın ne?

Benim adım Esma ,benim adım Jacquie.

Bu birincisi.

İkincisi, sen nerelisin, ben amerikalıyım, sen nerelisin , ben ingiltereliyim, sen nerelisin, ben türkiyeliyim.

Üçüncüsü, nasılsın.

Nasılsın, iyiyim, nasılsın, iyi değilim.

Gibi gibi gibi...

Sonra, son olarak Jacquie, kaç yaşındasın, ben yirmi üç yaşındayım.

Kaç yaşındasın, elli yedi yaşındayım.

Tamam.

Görüşürüz


JACQUI w ESMANUR #1.1 JACQUI w ESMANUR #1.1 JACQUI avec ESMANUR #1.1

Merhaba Jacquie. Hello Jacquie.

Bugün bir sürü şey öğrendik. Wir haben heute viel gelernt. We learned a lot today. Nous avons beaucoup appris aujourd'hui.

Türkçe müzik ve filmlere de baktık, mesela türkçe rock &roll grubu vardı, duman müzik grubu; Manuş Baba vardı, romantik şarkıları vardı. We also looked at Turkish music and movies, for example, there was a Turkish rock & roll band, the smoke music band; There was Manuş Baba, he had romantic songs. Nous avons également regardé la musique et les films turcs, par exemple, il y avait un groupe de rock & roll turc, le groupe de musique de fumée ; Il y avait Manuş Baba, il avait des chansons romantiques.

Bir de Jacquie, bir sürü şey öğrendik, mesela Senin adın ne? And Jacquie, we learned a lot of things, like What's your name? Et Jacquie, on a appris beaucoup de choses, comme Comment tu t'appelles ?

Benim adım Esma ,benim adım Jacquie. My name is Esma, my name is Jacquie. Je m'appelle Esma, je m'appelle Jacquie.

Bu birincisi. Das ist das erste. This is the first. C'est le premier.

İkincisi, sen nerelisin, ben amerikalıyım, sen nerelisin , ben ingiltereliyim, sen nerelisin, ben türkiyeliyim. Second, where are you from, I'm from America, where are you from, I'm from England, where are you from, I'm from Turkey. Deuxièmement, d'où venez-vous, je viens d'Amérique, d'où venez-vous, je viens d'Angleterre, d'où venez-vous, je viens de Turquie.

Üçüncüsü, nasılsın. Third, how are you? Troisièmement, comment allez-vous ?

Nasılsın, iyiyim, nasılsın, iyi değilim. How are you, I'm fine, how are you, I'm not fine. Comment vas-tu, je vais bien, comment vas-tu, je ne vais pas bien.

Gibi gibi gibi... Like like... Comme comme...

Sonra, son olarak Jacquie, kaç yaşındasın, ben yirmi üç yaşındayım. Dann endlich, Jacquie, wie alt bist du, ich bin dreiundzwanzig. Then, finally, Jacquie, how old are you, I'm twenty-three. Alors, enfin, Jacquie, quel âge as-tu, j'ai vingt-trois ans.

Kaç yaşındasın, elli yedi yaşındayım. Wie alt bist du, ich bin siebenundfünfzig. How old are you, I'm fifty-seven. Quel âge as-tu, j'ai cinquante-sept ans.

Tamam. OK.

Görüşürüz See you À plus tard